ALTIN 461,33
DOLAR 7,4343
EURO 8,8113
BIST 1,1837
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 32°C
Az Bulutlu

Sözleşmelerin Hükümsüzlük Halleri

Sözleşmelerin Hükümsüzlük Halleri

Borçlar hukukumuza göre sözleşmeler özgürce kurulabilir. Ancak Sözleşmelerin Hükümsüzlük Halleri yani Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsızsa sözleşmeler kesin olarak hükümsüz olur.. Sözleşmenin bir kısmının hükümsüz olması diğerlerinin geçerliliğini etkilemez.

Sözleşmeler aşağıda yazdığım hallerde hükümsüzdür. Bunları kısaca yazacak olursak:

Sözleşmelerin Hükümsüzlük Halleri

1- Aşırı yararlanma : Gabin nedir diye merak eden arkadaşlar için yazıyorum. Aşırı yararlanmanın bir diğer adı gabindir. Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle sözleşme yapılması aşırı yararlanma olarak tanımlanır.

Aşırı yararlanma (gabin) halinde sözleşmenin iptali; Zarar gören bu durumu öğrenmeden itibaren 1 yıl her hal ve durumda 5 yıl içinde, durumun özelliğine göre aşırı yararlanma (gabin) halinde sözleşmenin iptali ya da oransızlığın giderilmesini isteyebilir.

2- Yanılma : Sözleşme kurulurken esaslı yanılmaya düşen taraf, sözleşme ile bağlı olmaz. Yanılma hali saikte yanılma ve esaslı yanılma olarak ayrılır. Özellikle şu durumlar esaslı yanılma sayılır.

Esaslı Yanılma halleri

– Yanılan, kurulmasını istediği sözleşmeden başka bir sözleşme için iradesini açıklamışsa.

– Yanılan, istediğinden başka bir konu için iradesini açıklamışsa.

– Yanılan, sözleşme yapma iradesini, gerçekte sözleşme yapmak istediği kişiden başkasına açıklamışsa.

– Yanılan, sözleşmeyi yaparken belirli nitelikleri olan bir kişiyi dikkate almasına karşın başka bir kişi için iradesini açıklamışsa.

– Yanılan, gerçekte üstlenmek istediğinden önemli ölçüde fazla bir edim için veya gerçekte istediğinden önemli ölçüde az bir karşı edim için iradesini açıklamışsa esaslı yanılma söz konusudur.

Bunun yanında eğer; yanılan, yanılmasında kusurlu ise, sözleşmenin hükümsüzlüğünden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Ancak, diğer taraf yanılmayı biliyor veya bilmesi gerekiyorsa, tazminat istenemez.

3- Aldatma: Taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeyle bağlı değildir.

4- Korkutma: Taraflardan biri, diğerinin veya üçüncü bir kişinin korkutması sonucu bir sözleşme yapmışsa, sözleşmeyle bağlı değildir. Ancak; korkutma için şu koşullar olması gerekir; korkutulan, içinde bulunduğu durum bakımından kendisinin veya yakınlarından birinin kişilik haklarına ya da malvarlığına yönelik ağır ve yakın bir zarar tehlikesinin doğduğuna inanmakta haklı ise, korkutma gerçekleşmiş sayılır.

Son olarak şunu bilmek gerekir; Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır.

Diğer a grubu ders notlarına buradan bakabilirsiniz

Memur Hocam

Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Edebilirsiniz.

Twitter’da Takip Etmek İçin Tıklayınız.

Facebook Sayfamız İçin Tıklayınız.

Instagram Sayfamız için Tıklayınız

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.