Fiil Ehliyeti ve Fiil Ehliyeti Çeşitleri

Fiil Ehliyeti ve Fiil Ehliyeti Çeşitleri

Bir şahsın fiil ve davranışlarının sebebini ve sonuçlarını anlama ve  bunlara göre hareket etme iktidarına ayırt etme gücü denir.

Türk medeni kanununa göre ayıt etme gücü fiil ehliyetinin unsurlarından biridir.

Eğer kişi makul bir şekilde davranamıyorsa ayırt etme gücü yoktur. Bunun dışında yine aşağıda sayacağımız nedenlerden dolayı kişinin ayırt etme gücü ortadan kaybolabilir. Bu nedenleri kısaca açıklayacak olursak.

1- Yaş: Medeni kanuna göre ayırt etme gücü için bir yaş belirlenmemiştir. Kişilerin olaylar karşısında nasıl davrandığı dikkate alınır.
2- Akıl zayıflığı; Akli melekelerin makul bir şekilde gelişmemiş olmamasıdır. Akıl zayıflığı bir hastalık değildir.
3- Akıl hastalığı: Kişilerin zihinsel işlevlerinin önemli bir boyutunun kaybolmasıdır. Akıl hastasılğı olan medeni kanuna göre evlenmeye engeldir.
4- Sarhoşluk : Alkollü içecek alınması nedeni ile ayırt etme yeteneğinin kaybolmasıdır. Bu kaybolma geçici bir kaybolmadır.
5- Benzer sebepler : Medeni kanunda sayılan yukarıda ki sebepler dışında benzer sebepler olduğu belirtilmiştir. Bu durumlar açık olarak belirtilmemişse de genel itibari ile sarhoşluk kast edildiği doktirinde kabul edilmiştir.

Fiil ehliyetinin çeşitleri vardır. Bunları kısaca anlatalım.
1- Sınırlı ehliyetsizler: Bu gruptaki kişiler fiil ehliyetinin koşullarının tamamına sahip olmayan kişilerdir. Yani bu kişilerin fiil ehliyetleri yoktur. Ama tamda kısıtlı değildir. Tam olarak arafta kalmışlardır 🙂 Bu gruptaki kişiler şunlardır. Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve ayırt etme gücüne sahip kısıtlılardır. Sınırlı ehliyetsiz kişiler bazı istisnalar hariç olmak üzere yasal temsilcilerinin izni olmadan işlem yapamazlar. Bu istisnalar şunlardır.

Sınırlı ehliyetsizlerin tek başına yapabileceği işlemler şunlardır.
1- Karşılıksız kazanımlar: Sınırlı ehliyetsizler; bağış karşılıksız olmak şartıyla alacaklı sıfatıyla kefaret sözleşmesi yada borçtan kurtaran ibra sözleşmesi yapabilir.
2- Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar : Sınırlı ehliyetsizler kural olarak kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları tek başlarına kullanabir.
3- Temsilci olarak işlem yapma : Sınırlı ehliyetsizler sadece rızai temsilci olabilir.
4- Ana ve babası ile ev dışında yaşayan bir çocuk ana ve babası tarafından bir meslek yada sanatla uğraşması için kendi malından verilen kısımın üzerine ya da kendi kişisel kazancını yönetme ve bunlardan yararlam hakkına sahiptir.
5- Sulh mahkemesinin bir meslek ya da sanatı tek başına yürtmesi için izin verdiği vesayet altında kimse, bunun gereği olan her türlü tasarruflardan dolayı bütün malvarlığı ile sorumludur.
6- Vesayet altında kimse, kendi tasarrufuna bırakılan malları ve vasinin arzusuyla çalışmasından elde ettiği kazancı üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunabilir.

Yine bu grupta yer alan ayırt etme gücüne sahip ancak kısıtlı olan kişilerin kısıtlanma sebeplerini yazacak olursak.

    • Akıl hastalığı ve zayıflığı
    • Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı
    • Kötü yaşam tarzı
    • Kota yönetim
    • Özgürlüğü bağlayıcı cezalar ve
    • İstek üzerine kişiler kısıtlanır.

Sınırlı ehliyetsizler ile yapılan işlemler tek taraflı bağlamazlık yaptırımına tabidir. Yani sınırlı ehliyetsiz kişinin yasal temsilcisi izin vermedikçe yapılan işlem geçerli olmaz. Yasal temsilci onay verirse, yapılan işlem geçerli olur.

2-  Tam ehliyetsizler: Bu gruba giren kişilerin fiil ehliyetleri hiç yoktur.  Yani bu kişilerin ayırt etme gücü yoktur. Tam ehliyetsizlerin fiileri hukuki bir sonuç doğurmaz. Tam ehliyetsizler hiç bir hukuki işlemi yapamazlar. Hatta şöyle ki işlem yapan karşı tarafın tam ehliyetsiz olduğunu bilmese dahi, yapılan işlem batıldır. Tam ehliyetsiz kişiler kişiye sıkısıkıya bağlı hakları bizzat kullanamaz.

Tam ehliyetsiz kişiler haksız fiilerden kural olarak sorumlu değildir. Ancak hakkaniyet gerektiren durumlarda ve kusursuz sorumluluk hallerinde sorumlu tutulabilir ve zararı tamamen yada kısmen karşılamaya Tam ehliyetsiz kişiler mahkum edilebilir.

Bu konuya bir örnek verecek olursak: Zengin bir akıl hastası gariban bir köylünün samanlarını yakarsa, zengin olan akıl hastası, gariban köylüye vermiş olduğu zararını ödemeye mahkum edilebilir. Ancak kişi ayırt etme gücünü kusuru olmadan geçici olarak kaybettiğini ispatlarsa sorumlu tutulamaz.

Bunun dışında yine tam ehliyetsiz kişiler şunları da yapabilir:

    • Mirasçı olabilir.
    • Bir malı işlemiş ve bu mal daha önceki değerinden daha değerli olmuşsa o eşyanın sahibi olur.
    • Tam ehliyetsiz bir kişi sattığı malın bedelini almışsa, bu tutar sebepsiz zenginlenşme hükümlerine tabi olur.
    • Tam ehliyetsiz bir kişi vekaletsiz iş görme halinde, bu vekalet sözleşmesi hükümlerine katlanmak zorundadır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?