ALTIN 470,33
DOLAR 7,3552
EURO 8,8192
BIST 1,1985
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 32°C
Az Bulutlu

Erikson’un Psikososyal Gelişim Kuramı – Gelişim Psikolojisi

Erikson’un Psikososyal Gelişim Kuramı – Gelişim Psikolojisi

Erikson’un Psikososyal Gelişim Kuramı eğitim bilimleri gelişim psikolojisi dersi içinde yer alan bir konudur. Kişilik gelişimi konuları için yer alan Freud’un Psikososyal Gelişim Kuramını daha önce anlatmıştık. Freud’un Psikososyal Gelişim Kuramını bilmeyenlerin okumasını şiddetle tavsiye ederiz. Bu dersimizde ise Erikson’un Psikososyal Gelişim Kuramı konusunu anlatmaya çalışacağız.

Erikson’un Psikososyal Gelişim Kuramı

– İnsanın doğuştan yıkıcı değil yapıcı bir varlık olduğuna inanır.

– Bir gelişim döneminde kazanılamayan özelliğin ilerleyen dönemlerde ise uygun şartların oluşması halinde sosyal alanda kazanabileceğini ileri sürmüştür.

Organ İşlev Biçimi:

Belli bir dönemin ağırlık noktası olan bölgeye ilişkin temel işlevler sadece o bölgeyle sınırlı kalmaz, organizmanın bütününe yayılır. Ör: İlk dönemin merkezi olan ağız, içe alma görevi var ama diğer organlarla da annenin sevgisi, sesi, dokunması, yüzü gibi uyaranları da alır.

Toplumsal İşlev – Örüntü:

Çocuğun çaresiz ve bağımlı bir şekilde besini alma yetisi ve annenin çocuğa besini vermesi karşılıklı bir ilişkidir. Bebek ve anne aynı zamanda toplumsal bir alışveriş yapmış olur.

Aşamalı Oluşum İlkesi (Epignetik İlke):

Gelişen organizmanın genetik bir programı vardır. Organizma bu programa göre belli bir zaman ve sıraya göre bir sonraki dönemin temelini oluşturacak şekilde gelişir.

– Yani önceki dönem, sonraki dönemlerde gelişecek olan çekirdek özellikleri içinde taşımaktadır.

Psikososyal Gelişim dönemleri(Ben Bana Verilenim)

1) Güvene Karşı Güvensizlik (0 – 1,5 Yaş):

Bu dönemde anneye ya da bakıcıya güvenli ya da güvensiz bağlanma gerçekleşir.

– Bebeğe bakan kişinin sürekli, tutarlı ve aynı olması temel güven duygusunun temelini oluşturur. Bebeğin temel gereksinimleri düzenli ve zamanında karşılanırsa çevreye güven artar. Allah’ a olan inancı güçlenir.

– Bu dönemin olumlu anlatılması umut, güven duygularını geliştirir.

– Olumsuz atlatılmasında ise ileriki dönemlerde çekingen, kaygılı, gergin, karamsar, kendine güvenmeyen, sosyal ilişki kurmaktan kaçınma gibi özellikler taşıyabilir.

2) Özerkliğe Karşı Kuşku ve Utanç (1,5 – 3 Yaş) (Ben ne yaparsam oyum):

1. dönemde kazanılan güvenle, konuşma ve yürümeye başlamanın verdiği cesaretle çocuk özgürlüğünü kazanmaya çalışır.

– Bu dönemde çocuğun kapasitesine uygun yapabileceği, başarabileceği işler vermek çocuğun ileriki dönemlerde özerklik, girişimcilik, bağımsız hareket etme gibi özelliklerini geliştirir.

– Bu dönemin olumsuz atlatılması durumunda kuşku, utanma, çekingenlik, kendi başına karar verememe, saldırganlık, başkaldırma gibi davranışlar gösterir.

Bu dönemle ilgili bağlanma şekilleri:

a) Güvenli Bağlanma: Bebek, anne odadan ayrılınca rahatsız olsa da olmasa da anne odaya döndüğünde anneyle hemen etkileşim kurmaya çalışır.

b) Güvensiz, Kaçınmalı Bağlanma: Bebek anne odadan ayrılınca rahatsızlık duymayıp anne odaya döndüğünde onunla etkileşime girmez, onu görmezden gelir.

c) Güvensiz – Çelişkili – İkircikli – Dirençli Bağlanma: Bebek anne odaya döndüğünde ağlayarak etkileşime girer ve saldırgan, öfkeli tavırlar sergiler.

d) Düzensiz – Dağınık : Bebek anne geldiğinde davranıştan karmaşa ve endişe yaşar.

Horowitz ve 4’lü Bağlanma Modeli (Yetişkinlikte Bağlanma)

a) Güvenli Bağlanma: Kendisine ve çevresine karşı güveni ve saygısı yüksektir. Girdiği ortama çabuk uyum sağlar.

b) Saplantılı (Kaygılı – Kararsız) Bağlanma: Kendini olumsuz ve değersiz hisseder, çevredekileri olumlu ve değerli görür. Yakın ilişkiler kurar (yapışkan tip).

c) Kayıtsız Bağlanma: Kendini olumlu ve değerli görür, çevresindekileri olumsuz ve değersiz görür.

d) Korkulu Bağlanma: Hem ayrılık kaygısı yaşayıp hem de yakın ilgiden kaçınma şeklinde bağlanmalardır. Özgüveni düşük ve içine kapanıktır.

3) Girişkenliğe Karşı Suçluluk (3-7 Yaş) (Okul Öncesi Eğitim Dönemi) (Ben hayal ettiğimi olacak kişiyim)

– Bu dönemde hızla gelişen motor ve dil becerilerinin çocuğun dünyasını genişletmesi ve buna bağlı olarak çocuğun dünyasını genişletmesi ve buna bağlı olarak çocuğun merak duygusu artar.

– Bu dönemde hayal dünyası geliştiği için birçok girişimde bulunacaktır. Sorumluluk almak isteyecek.

– Sürekli soru sorma meraklı olmaya karşı yetişkinlerin ters, azarlayıcı cevaplar vermesi çocuğun suçluluk duymasına neden olur.

4) Başarıya – Çalışkanlığa Karşı Aşağılık – Yetersizlik (7-11 Yaş) (İlköğretim 1. Kademe) (Ne öğrenirsem ben oyum):

Bu dönemde çocuk bir şeyler üretmek, yaptığı işlerde başarılı olmak isteyecektir.

– İlgi ve yetenekleri ölçüsünde sorumlulukları verip başarma hazzını yaşamaları sağlanmalıdır. Bu sayede benlik algısı ve başarı duygusu gelişir

– Çocuk yaptığı davranışı takdir edilmez, desteklenmez ya da başkalarıyla kıyaslanırsa kendini yetersiz aşağılık, başarısız hisseder.

5) Kimlik Kazanmaya Karşı Kimlik (Rol) Karmaşası (11-18 Yaş Ergenlik Dönemi) (Ben Kimim?)

Bu dönem kimlik gelişiminin en üst düzeyde olduğu bir dönemdir.

– Bu dönemde ergen daha çok akran grubunun etkisinde kalır.

– Birey bu dönemde ergenlik özelliklerine göre kimlik kazanır ya da kimlik karmaşasına düşer.

– Ben merkezci düşünme tekrar başlar.

– Birey bu dönemde ben kimim? sorusuna cinsel, sosyal ve mesleki açıdan cevap bulmaya çalışır.

Erikson’ a göre kimlik krizleri

a) Başarılı Kimlik: Kişinin öğretmenlik mesleğini sevmesi ve bu mesleği tercih etmesi.

b) Askıya Alınmış – Ertelenmiş – Moratoryum Kimlik: Kimlik bunalımı yaşayan ergenin çözüm bulamayıp süreci ertelemesi, kararsız, amaçsız, vurdumduymaz davranışlar sergilemesi.

c) Dağınık Kimlik: Ergen, kimlik arayışına, bunalımına girmez ama kararsızlık yaşar.

d) Kimlik (Rol) Karmaşası: Çevrenin yoğun etkisinde kalıp kararsızlık yaşaması.

e) Ters (Olumsuz) Kimlik: Ailesi ve çevresinin baskılarından bunalıp içki, sigaraya başlaması.

f) Gölgelenmiş Kimlik: Bireyin kendi bulduğu kimlik yerine ailesinin istediği kimliği seçmesi.

Marcia ve 4 Kimlik Statüsü

a) Başarılı Kimlik: Yaşadığı kimlik krizini araştırmaları sonucu atlatıp bir kimliğe kalıcı olarak bağlanmıştır. (Tutarlı ve gerçekçi kararlar alır)

b) İpotekli (Erken Bağlanmış ) Kimlik (Engellenmiş Kimlik)

Bireyin kimlik arayışına girmeden çevresindekilerin uygun gördüğü kimliğe bağlanma söz konusudur.

c) Moratoryum – Beklemeli – Askıya Alınmış Kimlik: Bireyin kimlik arayışına girdiği halde kendine uygun bir kimlik bulamayıp süreci ertelemesidir.

d) Kargaşalı – Dağınık Kimlik: Bireyin kimlik arayışına girmediği ve bir kimliğe bağlanmadığı kararlarını değiştirdiği bir kimlik tipidir.

6) Yakınlığa karşı yalnızlık (20-40 Yaş) (Ben Sevdiklerimle bir bütünüm) (Genç yetişkinlik dönemi)

– Bu dönemde birey çevresindekilerle yakın ilişkiler kurma, dostluk ve sevgi ilişkilerine girme arayışındadır.

– Karşı cinsle geleceğe ve evliliğe dönük yakın ilişkiler kurmak ister.

– Evlilik, meslek seçimi gibi konularda başarısız olursa yalnızlık, yetersizlik, mutsuzluk yaşar.

7) Üretkenliğe Karşı Durgunluk (40-60 Yaş):

Bu dönemde üretkenlik, iyi çocuk yetiştirme, meslekte yükselme, ailesine ve çevresine karşı sorumluluklarını yerine getirme anlamında kullanılır.

– Bu dönemin olumsuz geçmesi, çevreye karşı sahte ilişkiler kurma, kendi doyumu ve çıkarlarını gözetme davranışına sebep olur.

8) Benlik Bütünlüğüne Karşı Umutsuzluk (60 ve üzeri)

Bu dönemde birey geçirmiş olduğu dönemlerin muhasebesini yapar, sorgular ve doyum almışsa benlik bütünlüğüne ulaşır. (Ben yaşadıklarımın toplamıyım)

– Doyum almamışsa umutsuzluk, korku, ölüm korkusu yaşar ve hastalık hastası olurlar.

Erikson’ a göre cinsiyet rolleri

Kadınlarda Erkeklerde

– Duygusallık, sadakat

– Yumuşaklık, fedakarlık

– Şefkatli, konuşkan

– Aileye yönelik

– Aileye yönelik

– Uysal, titizlik

– Sıcak insan

Erkeklerde

– Soğukkanlılık, sertlik

– Bağımsızlık, hırslı olmak

– Gerçeklik, kendine güven

– Gerçeklik, kendine güven

– Saldırganlık, hükmetmek

– Üstünlük, katılık

Diğer eğitim bilimleri ders notlarına buradan bakabilirsiniz

Memur Hocam

Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Edebilirsiniz.

Twitter’da Takip Etmek İçin Tıklayınız.

Facebook Sayfamız İçin Tıklayınız.

Instagram Sayfamız için Tıklayınız

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.